ISO 27001 Kapasite Yönetimi
Hem ISO 27001 gereksinimleri hem de BT iş sürekliliği açısından olmazsa olmaz unsurlardan biri kapasite yönetimidir. Kapasite yönetiminin temel amacı; yük artışlarının, hatalı planlamanın veya kaynak tükenmesinin güvenlik açıklarına ya da hizmet kesintilerine yol açmasını önlemektir. Bu nedenle kapasite yönetimi süreci yalnızca BT departmanının teknik işleyişi açısından değil, aynı zamanda şirketin genel iş sürekliliği, hizmet kalitesi ve bilgi güvenliği yönetim sistemi (BGYS) başarısı açısından da kritik öneme sahiptir.
Kapasite yönetimi, bilgi sistemlerinin mevcut ve gelecekteki iş gereksinimlerini karşılayacak yeterlilikte donanım, yazılım ve insan kaynaklarına sahip olmasını sağlamaya yönelik sistematik bir süreçtir. ISO 27001 standardının A.12.1.3 Kapasite Yönetimi kontrolü, sistem performansının düzenli olarak izlenmesini, kapasite gereksinimlerinin analiz edilmesini ve gelecekteki ihtiyaçların planlanmasını zorunlu kılar. Bu yaklaşım, aynı zamanda A.17 – İş Sürekliliği kontrol grubuyla da doğrudan ilişkilidir; çünkü kapasite yetersizliği, hizmet kesintilerine ve iş sürekliliği kayıplarına neden olabilir.
Bu kapsamda; sunucular, ağ altyapısı, depolama alanları, uygulama performansları ve BT personel iş yükü düzenli olarak izlenmeli, geçmiş kullanım verileri analiz edilerek gelecekteki ihtiyaçlar tahmin edilmelidir. Bu analiz sonuçlarına göre yeni yatırımlar, kaynak tahsisleri ve insan kaynağı planlaması yapılmalıdır. Sistem yük testleriyle mevcut kapasiteler doğrulanmalı; kapasite metrikleri düzenli olarak raporlanmalı ve sürekli iyileştirme süreci işletilmelidir.
Kapasite yönetimi yalnızca teknik kaynakların takibiyle sınırlı kalmamalıdır. BT operasyonlarının önemli bir bileşeni olan insan kaynağı kapasitesi de aynı disiplinle ele alınmalıdır. ITSM (IT Service Management) uygulamaları üzerinden gelen destek talepleri (ticket’lar) düzenli olarak analiz edilmelidir. Belirlenen metriklere göre birim zamanda artan ticket sayısı, BT personelinin üzerindeki iş yükünün arttığını gösterebilir. Bu durumda, kapasite yönetimi süreci yalnızca donanım veya yazılım ölçeğinde değil, BT uzmanı kadro planlaması düzeyinde de devreye girmelidir. Böylelikle, çalışan BT personelinin katma değerli hizmetlere daha fazla zaman ayırabilmesi sağlanır ve operasyonel verimlilik korunur.
Ayrıca, otomatik izleme araçlarıyla kapasite metrikleri düzenli olarak takip edilmelidir. Kritik seviyelere ulaşıldığında devreye giren uyarı mekanizmaları, potansiyel darboğazların veya güvenlik risklerinin erken tespitini sağlar. Bu yapı, ITSM sistemleriyle entegre edilerek, belirlenen eşiklerin aşılması durumunda otomatik olarak ticket oluşturabilir. Bu sayede hem sistemsel hem de operasyonel kapasite sorunlarına hızlı müdahale imkânı sağlanır.
Adım Adım Etkili Kapasite Yönetimi Süreci
1. Kaynak İzleme ve Ölçüm
BT altyapısının tüm bileşenlerinin performans verileri düzenli olarak toplanmalıdır. Bu kapsamda; sunucu işlemcisi, bellek kullanımı, depolama kapasitesi, ağ bant genişliği, uygulama yanıt süreleri ve destek ekiplerinin iş yükü gibi metrikler merkezi bir izleme platformunda konsolide edilmelidir.
2. Trend Analizi ve Tahminleme
Toplanan veriler, belirli dönemlerde analiz edilerek kapasite kullanım trendleri çıkarılmalıdır. Bu analiz, artış eğilimlerini ve olası kapasite darboğazlarını önceden belirlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda ITSM sistemlerinden elde edilen ticket sayısı artış oranları da değerlendirilerek, insan kaynağı yük trendleri gözlemlenmelidir.
3. Planlama ve Kaynak Tahsisi
Analiz sonuçlarına göre mevcut kapasitenin hangi alanlarda yetersiz kaldığı belirlenmeli, donanım, yazılım veya insan kaynağı açısından gerekli kapasite artış planlamaları yapılmalıdır. Bu planlama süreci, hem BT bütçe yönetimi hem de stratejik kaynak yönetimiyle uyumlu yürütülmelidir.
4. Yük ve Performans Testleri
Kritik sistemlerde planlanan değişikliklerden önce yük ve stres testleri gerçekleştirilmelidir. Bu testler, sistemin artan kullanıcı yükü altında nasıl davrandığını ölçerek, olası darboğazların belirlenmesini sağlar. Test sonuçları, geleceğe dönük kapasite planlarına yön verir.
5. Raporlama ve Sürekli İyileştirme
Kapasite yönetimi verileri periyodik olarak raporlanmalı, geçmiş performans ve gelecek tahminleri üst yönetime sunulmalıdır. Bu raporlar, sadece teknik kapasite değil, BT ekibinin operasyonel yükü ve verimliliği hakkında da içgörü sağlamalıdır. Düzenli gözden geçirme toplantılarıyla sürekli iyileştirme süreci işletilmelidir.
6. Otomasyon ve Entegrasyon
Modern BT ortamlarında manuel takip yerine otomatik uyarı ve müdahale sistemleri kullanılmalıdır. İzleme araçları ve ITSM çözümleri entegre edilerek belirlenen eşiklerin aşılması durumunda otomatik ticket oluşturulmalı, ilgili ekipler bilgilendirilmelidir. Bu yapı, hem sistemsel hem de personel kaynaklı kapasite sorunlarına hızlı ve etkili müdahale olanağı sunar.
Sonuç
Kapasite yönetimi, ISO 27001’in öngördüğü güvenli, sürdürülebilir ve kesintisiz BT hizmetlerinin temel yapı taşlarından biridir. Bu süreç, yalnızca teknik kaynakları değil, insan kaynağını da stratejik bir varlık olarak ele almalıdır. Doğru kurgulanmış bir kapasite yönetimi yaklaşımı; sistem performansını güvence altına alırken, BT ekiplerinin katma değerli faaliyetlere odaklanmasını sağlar.
Kapasite yönetimini bütünsel bir bakış açısıyla yürüten kurumlar, hem bilgi güvenliği hem de iş sürekliliği açısından daha dirençli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir BT altyapısına sahip olurlar.



